DOKULAR
29/9/2007 -Kategori: 6 FEN DERS NOTLARI
Şekil ve yapı bakımından benzer olan aynı görevleri yapan hücrelerin meydana getirdiği topluluğa doku denir.Dokuları inceleyen bilim dalına Histoloji denir.
|
*** Hücreler birleşerek dokuları,dokular birleşerek organları,organlar birleşerek sistemleri,sistemler birleşerek organizmayı oluşturur. |
Dokular ikiye ayrılır:
1.Bitkisel dokular
2.Hayvansal dokular
BİTKİSEL DOKULAR
1-Bölünür doku 2- Değişmez (Bölünmez) dokular
Sürgen (Meristem) Doku:Bitkilerde bölünme yeteneği sürekli olan dokudur. Sürekli bölünerek değişmez dokuları oluşturur.Bu doku bitkinin uzamasını ve kalınlaşmasını sağlar.
Birincil Meristem : Kök gövde ve dal uçlarında bulunur.Boyuna büyümeyi sağlar.
İkincil meristem(Kambiyum) : Bu doku değişmez doku hücrelerinin bölünme yeteneği kazanmasıyla gelişir. Bitkinin enine kalınlaşmasını sağlar.
2-Değişmez dokular:Birincil ve ikincil meristem doku hücrelerinin gelişme ve farklılaşmasından oluşur. Değişmez dokuları meydana getiren hücreler, bölünebilme özelliğini kaybeder.Değişmez dokular yapı ve görevlerine göre gruplandırılır:
1.Parankima dokusu:Bitkilerdeki diğer doku ve organların arasını doldurur. İşlevlerine göre özümleme parankiması, havalandırma parankiması ve depo parankiması olarak üç gruba ayrılır.
2.Koruyucu doku :Bitkilerde kök , gövde ve meyvelerin üzerini örter. Hücre çeperi kalındır. İki gruba ayrılır.
a-Epidermis:Bitkinin genç bölgelerinin ve yapraklarının üzerini örten tek tabakalı bir dokudur.Üzerinde kutikula tabakası vardır.Bu tabaka kurak bölge bitkilerinde su kaybını önler.Epidremis hücreleri faklılaşarak tüyleri ve stomaları oluşturur.
Stomalar yaprağın alt yüzeyinde bulunur. Bitkinin gaz alışverişini ve terleme yoluyla yapısındaki su miktarını düzenler.
b-Periderm:Çok yıllık bitkilerde kök ve gövdenin üzerini örter.Peridermde epidermisdeki stomaların yerini kovucuk(lentisel) alır.
3. İletim dokusu: Bitkilerde madde taşınmasını gerçekleştirir. İletim dokusu ikiye ayrılır.
a-Odun borusu (ksilem):Oluştuktan sonra hücreleri canlılığını kaybeder.Bu borular kökten yaprağa doğru su ve madensel tuzları taşır.
b-Soymuk boruları(floem):Canlı hücrelerden oluşmuştur.Soymuk borusu fotosentezle üretilen besinlerin köke doğru iletimini sağlar.
4.Destek doku:Bitkinin yapısının korunmasını sağlar. Çok yıllık bitkilerde gövdeyi dayanıklı duruma getirir.Bir yıllık bitkilerde destek doku bulunmaz.destek doku iki çeşittir.
a-Pek doku:Büyümekte olan genç bitkilerde yer alan canlı bir dokudur,hücre çeperi kalındır.
b-Sert doku:Sitoplazma ve çekirdekleri yoktur. Yuvarlak ve köşeli hücrelerine “taş hücreleri” denir.Armut ve ayvada bulunur.
5.Salgı doku:Bol sitoplazmalı ve büyük çekirdekli canlı hücrelerden oluşur.Oluşturdukları salgılar bitkiyi çürümekten korur, tozlaşmayı kolaylaştırır ve bitkiyi dış etkilere karşı korur.
HAYVANSAL DOKULAR
Doku : canlılar hücrelerden oluşmuştur. Yapıları ve görevleri aynı ola hücre topluluklarına doku denir.hayvanların yapılarında görülen dokulara da hayvansal dokular denir.insan dokusu hayvansal dokulara benzerlik gösterir.
Hayvansal dokuların görevleri: Bitkilerin dışında kalan canlı grubu genel olarak hayvanlar adını alır. Görevleri
1- vücudun dış örtüsünü (deri) ve organların iç yüzeyini örten zarı oluşturur.
2- Deri ve iç organları korur.
3- Salgı yapar.
4- Duyuları algılar.
5- Vücuda desteklik sağlar.
6- Vücudun savunmasını gerçekleştirir.
7- Besinlerin emilmesini sağlar.
8- Kan ile hücreler arasında. Madde alış verişini sağlar.
9- Kan damarları ve sinirlerin vücudun her tarafına yayılmasını sağlar.
10- Canlıların hareketini sağlar.
11- Vücudun ısısını düzenler.
Hayvansal doku çeşitleri
Hayvansal dokuların görevleriyle uyumlu hücre yapıları farklıdır. Örneğin kas hücreleri kasılıp gevşeyebilen uzun ve ince hücrelerden oluşmuştur. Sinir dokusu hücreleri ise çok uzun yapılı olup mesajların iletilmesini sağlar.
Hayvansal dokular
Hayvansal dokuları aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz.
EPİTEL DOKU :Örtü epiteli , Bez epiteli , Duyu epiteli
BAĞ VE DESTEK DOKU :temel bağ doku, kıkırdak doku, kemik doku, yağ doku,kan doku
KAS DOKU : düz kas , çizgili kas, kalp kası
SİNİR DOKU: duyu nöronları, motor nöronları, ara nöronlar
A- EPİTEL DOKU: Vücudu dışardan ve içerden örten koruyucu dokudur. Organların dış yüzeyi ile vücut boşluklarının iç yüzeyi epitel doku hücreleriyle kaplanmıştır.
Örtü epiteli:vücut yüzeyini örterek dış etkilerden korur. Ak ciğerlerin ve kılcal damarların iç yüzeyi tek tabakalı epitel hücreleriyle örtülürken ; derinin üstünde bulunan epitel hücreleri çok tabakalıdır.
Bez epiteli : Vücut dışına bırakılan sümük , tükürük , kulak kiri, süt ve sindirim enzimlerini oluşturur. Bu maddeler bir kanal ile vücut yüzeyine veya sindirim kanalına bırakılır.
Duyu epiteli: duyuların algılanmasını sağlar. Dokunma ısı basınç gibi etkileri duyu epitel hücreleriyle algılanır.
Bağ ve Destek Doku
B- BAĞ VE DESTEK DOKU: vücudumuzda en fazla bulunan dokudur. Diğer doku ve organların arasını doldurarak onları birbirine bağlar. Yumuşak organların etrafını sararak onlara direnç ve destek kazandırır.
Temel bağ doku: bağ doku hücreleri hücre ara maddesi ve liflerden oluşur. içinde bulunan protein yapısındaki lifler, hücreleri birbirine yapıştırır.
Kıkırdak doku: omurgalı hayvanlarda vücuda desteklik sağlar. Omurgalılarda erken gelişimde iskelet, kıkırdaktan yapılmıştır. Daha sonra bu kıkırdak yerini kemiklere bırakır. Kıkırdak eklemlerde yastık görevi görür. Burun , dış kulak ve nefes borusu kıkırdaktan yapılmıştır.
Kemik doku: vücudumuza destek sağlar. Kemik dokunun oluşturduğu iskelet hareketimizi sağlar insan embriyosunun erken gelişim evresinde tüm kemikler kıkırdaktan yapılmıştır. İlk iki ayı takip eden dönemlerde kemiklerin kademeli olarak oluştuğu görülür. Kemikler vücuda desteklik sağlayan ve organları koruyan bağ dokudur.
Kemiklerin içinde süngerimsi bir yapı vardır. Bu gözenekli yapılar kırmızı kemik iliği ile doldurulur. Yetişkinlerde ise kemiklerin içi sarı kemik iliği doldurur.kemik dokunun görevi : 1-Vücuda desteklik sağlatır ve böylelikle hareket gerçekleşir. 2- Organları dış etkilerden korur. 3-Kaslara ve organlara tutunma yüzeyi oluşturur ve böylelikle organların çalışmasını sağlar. 4- Kan hücrelerinin oluşumunu sağlar.
Yağ doku: yağ sentezi yapan hücrelerden oluşur.görevleri: 1-Deri altındaki yağ tabakası, vücut ısısının korunmasını sağlar. 2-Vücuda enerji sağlar.3-Organ ve vücut parçalarının kayganlığını sağlar 4-Göçmen kuşların uzun süre uçmalarını sağlar.
Kan doku:vücudumuz için önem taşıyan kan hücrelerinden oluşur. 0
Kan , oksijen, hormon, enzim gibi çeşitli maddeler taşımanın yanında kanamayı önleyen maddeleri de içerir. “vücudu koruyan bağışıklık sistemi kan içinde yer alır. Kan vücudu savunan çeşitli hücreleri de yapısında bulundurur.
Kas Doku Ve Sinir Doku
C-KAS DOKU : Kas doku kas hücrelerinden yapılmıştır. Uyarıldığında kasılıp gevşeme hareketi, organların çalışması, solunum, boşaltım, üreme, besinlerin sindirim kanalında taşınması, kanın vücuttaki dolaşımı gibi tüm canlılık olaylarında kaslar önemli rol oynar.
Düz kaslar: iğ şeklinde uzun ve renksizdir. Bu kaslar kan damarları ile mide ve bağırsakların iç yapısında bulunur.
Çizgili kaslar : istemli olarak çalışır uzun ve silindir şeklindedir.örneğin pazı kası
Kalp kası: hücrelerin başları çizgili kasa göre daha kısadır.omurgalıların kalbinde bulunup istemsiz olarak çalışır.
D- SİNİR DOKU: Sinir dokusu iç ve dış ortamdaki uyarıları alma iletme görevini yapar. Sinir dokusu sinir sistemini oluşturur sinirler nöron denilen hücrelerden yapılmıştır.nöronlar üçe ayrılır
duyu nöronları , motor nöronları, ara nöronlar
Bitkisel dokularla hayvansal dokuların işlevsel ve yapısal farklılıkları var mı ? Bitkilerle hayvanlar karşılaştırıldıklarında, bitkilerin daha az doku içerdikleri görülür. Otsu bitkiler kısa ömürlü oldukları için dokuları fazla gelişmemiştir.hayvanların ömürleri daha uzun olduğu için dokuları daha fazla gelişmiş bir yapı gösterir. Bitkilerde bulunan iletken doku ile hayvanlarda bulunan iletken dokular farklıdır.
Bitkisel ve hayvansal dokuların farklı olmasının nedenlerinden biride bitki ve hayvanların beslenme şekillerinin farklı olmasıdır. Bitkiler ototrof hayvanlar hetetrof canlılardır.
Yorum bırakanlar(24) | Kalıcı Bağlantı
ÇOCUKLUKTAN ERGENLİĞE GEÇİŞ
26/8/2007 -Kategori: 6 FEN DERS NOTLARI
İnsanlar bebeklikten
başlayarak yetişkin bir birey oluncaya kadar sürekli bir değişme ve gelişme
yaşarlar. Boyları uzar,kiloları artar. İnsanların değişim ve gelişimlerini
bebeklikten itibaren fotoğraflarına bakarak görebiliriz. İnsanların gelişim
dönemleri şöyle sıralanabilir. Bebeklik dönemi,çocukluk dönemi,ergenlik
dönemi,yetişkinlik dönemi ve yaşlılık dönemi.
Ergenlik dönemi:
Ergenlik döneminde bireyin
vücudu,ruhsal durumu,duyguları,anne baba ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde
değişimler meydana gelir.
Ergenlik,çocukluktan erişkinliğe
geçişin yaşandığı çok önemli bir dönemdir. Bu dönem ortalama 11 yaşında başlar
ve 20 yaşına kadar devam eder. Ergenlik sürecinde kız ve erkeklerde birçok
bedensel ve ruhsal değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler ergenliğe
geçiş döneminde salgılanan hormonların etkisiyle gerçekleşir. Ergenli döneminde
yaşanan ruhsal ve bedensel değişimler insanlardaki normal gelişim sürecinin bir
parçasıdır. Ergenlik döneminin özellikle ilk yıllarında yaşanan bedensel değişimler bedenimize
yabancılık çekmemize ve utanmamıza sebeb olabilir. Ancak unutmamalıyız ki
bedenimizde gözlemlediğimiz tüm değişimler insanlarda gözlemlenen gelişim
sürecinin doğal bir sonucudur. Bu değişimler çocukluktan yetişkinliğe geçiş
yapıldığını gösterir.
Bedensel değişimlerin yanı
sıra,özellikle ergenliğin ilk dönemlerinde duygusal dalgalanmalara da sık
rastlanır. Ergenlik dönemindeki bir kişi bir gün kendini keyifli hissederken
ertesi gün keyifsiz ve sıkıntılı hissedebilir. Bu çok normaldir.
Ergenlik Dönemindeki Kişinin Özellikleri:
1.Kendini bir gün mutlu
hissederken ertesi gün sıkıntılı hissedebilir.
2.Sık sık başkalarını
eleştirir.
3.Ebeveynleriyle(anne ve
babasıyla) sorunlar yaşayabilir.
4.Kimsenin kendisini
anlamadığını düşünebilir.
5.Kendini huzursuz
hissedebilir.
6.Zaman zaman içine
kapanabilir. Sorun gibi algılanan bu olaylar unutulmamalıdır ki gelişimin doğal
bir sonucudur.
Ergenlik Döneminin Sağlıklı Geçirilmesi İçin Yapılması
Gerekenler:
1.Kişi arkadaşlarıyla
düşüncelerini paylaşmalı ve onları dinlemelidir.
2.Kişi
ailesiyle,arkadaşlarıyla sağlıklı iletişim kurmalıdır.
3.Boş zamanlarını iyi
değerlendirmelidir.
4.Sosyal etkinliklere
katılmalıdır.
5.Kişi spor
yapmalı,hobilerine zaman ayırmalıdır.
6.Gerektiğinde uzman bir
kişiden psikolojik destek almalıdır.
Yorum bırakanlar(24) | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İNSANDA ÜREME BÜYÜME VE GELİŞME
26/8/2007 -Kategori: 6 FEN DERS NOTLARI
İnsanlarda erkek üreme organı
sperm üretirken,dişi üreme organı yumurta üretir. Bir yumurta ile bir spermin
birleşmesiyle bebek oluşmaya başlar. Erkek üreme hücresi olan sperm,dişi üreme
hücresi olan yumurtaya göre daha küçük bir yapıya sahiptir. Spermin yapısı,baş
kısmı,orta kısım ve kuyruk olmak üzere 3 kısımdan oluşur. Yumurta sperme göre
daha büyüktür. Sperm hareketli iken yumurta hareketsizdir. Spermin hareket
etmesini kuyruk kısmı sağlar. Bir yumurta hücresi,hücre zarı,stoplazma ve
çekirdekten meydana gelir. Yumurta hücreleri insan vücudundaki en büyük
hücrelerdir.
Sperm adı verilen erkek üreme
hücreleri testislerde üretilir. Testislerde oluşturularak olgunlaşan
spermler,sperm kanalı ile dışarı atılır. Bu salgı bezleri,spermin dışarı
atılmasını kolaylaştıran salgıları üretir. Dişi üreme hücreleri olan yumurta
hücreleri,dişinin yumurtalıklarında oluşturularak depolanır. Yumurta ve sperm
annenin yumurta kanalında buluşarak gelişmeye başlar. Bu buluşmanın olabilmesi
için yumurtalıklarda üretilen yumurta hücrelerinin yumurta kanalına girmesi
gerekir.
Döl yatağından annenin vücudunun
dışına uzanan esnek bir kanal vardır. Döl yolu adı verilen bu kanal sayesinde
spermler annenin döl yatağı ve yumurta kanalında ilerleyerek yumurta ile
buluşur. Sperm ve yumurtanın buluşması ile döllenme gerçekleşir. Yumurta
kanalında birleşerek gelişimine başlayan yumurta ve sperm,embriyoyu meydana
getirir. Embriyo daha sonra döl yatağının yumuşak bir yastığa benzeyen
duvarlarına tutunarak gelişimini burada devam ettirir. Embriyonun büyüyüp
gelişmesi sonucunda bebek meydana gelir. Bebek doğana kadar döl yatağında
kalır.
Üreme,bir canlının(organizmanın)
canlılığını sürdürmesi için gerekli değildir. Canlı,üreme hücreleri olmadan da
yaşamını devam ettirebilir. Üreme olayıyla canlılar sadece nesillerinin
devamını sağlar.
Yorum bırakanlar(24) | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı











